
Aile birleşiminde borcu varsa başvuru etkilenir mi sorusunun cevabı şudur: borcun kendisi bir ret sebebi değildir; belirleyici olan, borç ödendikten sonra geriye kalan gelirin ailenin geçimini karşılamaya yetip yetmediğidir.
Almanya’da aile birleşimi başvurularında aranan temel şartlardan biri, ailenin geçiminin kamu yardımına başvurulmadan sağlanabilmesidir. İdare bu değerlendirmeyi, sponsorun brüt geliri üzerinden değil, fiilen kullanabileceği tutar üzerinden yapar. Bu nedenle kredi taksitleri, icra kesintileri ve nafaka yükümlülükleri hesabın doğrudan parçasıdır.
Sponsorun borcu varsa başvuru etkilenir mi?
Hesap iki taraflıdır. Bir yanda ailenin ihtiyacı, diğer yanda kullanılabilir gelir bulunur. İhtiyaç, hane halkının büyüklüğüne, konut giderine ve mevzuatın öngördüğü geçim ölçütlerine göre belirlenir. Gelir tarafında ise net ücret esas alınır ve buradan düzenli kesintiler düşülür.
Borç, gelirden düşülüp düşülmeyeceğine göre iki gruba ayrılır. Maaştan doğrudan kesilen icra kesintileri kullanılabilir gelirden çıkarılır; çünkü bu tutar sponsorun eline hiç geçmez. Buna karşılık gönüllü olarak ödenen ve kesinti biçiminde yürümeyen borçlar bakımından uygulama daha esnektir; idare bu ödemeleri her zaman düşmez.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: yüksek borcu olan ama icra kesintisi bulunmayan bir sponsorun başvurusu, borcu daha düşük ama maaşı hacizli bir sponsorunkinden daha güçlü olabilir. Bu nedenle başvuru öncesinde borç yapılandırması yapılması ve kesintilerin durumunun netleştirilmesi, dosyanın en etkili hazırlık adımıdır.
Hangi gelir kalemleri hesaba katılır?
Düzenli ve sürekli olduğu gösterilebilen gelirler hesaba katılır. Belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanan ücret en güçlü kalemdir. Belirli süreli sözleşmelerde sürenin ne zaman dolacağı önem kazanır; başvurunun değerlendirileceği dönemde sözleşmenin devam ediyor olması beklenir.
Serbest çalışanlarda gelir, son yılların vergi değerlendirmeleri ve güncel kâr-zarar tabloları üzerinden hesaplanır. Dalgalanma gösteren gelirlerde idare çoğu zaman birkaç yılın ortalamasını alır. Bu nedenle iyi geçen tek bir yılın belgesiyle yapılan başvurular çoğu zaman yetersiz bulunur.
Çocuk parası ve benzeri aile destekleri bakımından uygulama ayrışır. Bazı destekler hesaba katılırken, ihtiyaç esaslı sosyal yardımlar kural olarak gelirden sayılmaz; aksine bunların alınıyor olması başvuru bakımından olumsuz değerlendirilir. Bu ayrımın dosyaya doğru yansıtılması önemlidir.
Borç yapılandırması başvuruyu güçlendirir mi?
Güçlendirir. Alacaklılarla yapılan ve aylık ödemeyi makul bir düzeye çeken yapılandırma anlaşmaları, hem kullanılabilir geliri artırır hem de sponsorun mali durumunu kontrol altına aldığını gösterir. Bu anlaşmaların yazılı olması ve düzenli ödendiğinin belgelenmesi gerekir.
Borç danışmanlığı kuruluşlarından alınan destek de olumlu değerlendirilir. Bu kuruluşlar ücretsiz ya da düşük ücretlidir ve alacaklılarla görüşmeyi kendileri yürütür. Hazırladıkları borç planı, başvuru dosyasına eklenebilecek düzenli bir belgedir.
Buna karşılık borçların tamamının kapatılması beklenmez. İdarenin aradığı, borçsuzluk değil, geçimin sağlanabilmesidir. Bu nedenle tüm birikimi borç kapatmaya harcayıp başvuru sırasında hiç tasarrufu kalmamak, çoğu zaman ters sonuç verir.
Kamu yardımı alınıyorsa başvuru kesin reddedilir mi?
Kural olarak ihtiyaç esaslı sosyal yardım alınması, geçim şartının sağlanmadığını gösterir ve başvuruyu olumsuz etkiler. Buna karşılık her yardım aynı sonucu doğurmaz; çalışırken ücreti yetersiz kaldığı için tamamlayıcı ödeme alanlarla, hiç geliri bulunmayanlar farklı değerlendirilir.
Ayrıca kanunda istisnalar öngörülmüştür. Eşin ya da çocuğun birleşiminde, belirli oturum türlerine sahip kişiler bakımından geçim şartından vazgeçilebildiği hâller bulunur. Bu istisnaların dosyaya uygun düşüp düşmediği başvurudan önce değerlendirilmelidir; çünkü istisna kapsamındaki bir başvurunun gereksiz yere ertelenmesi de zaman kaybıdır.
Geçici olarak yardım alınmış olması ile başvuru anında yardım alınıyor olması da farklı değerlendirilir. Geçmişte kısa süreli işsizlik dönemi yaşamış ancak başvuru anında düzenli çalışan bir sponsorun dosyası, geçmiş kayıt nedeniyle reddedilmez. Belirleyici olan, geleceğe yönelik olarak geçimin sağlanabileceği değerlendirmesidir; bu nedenle iş sözleşmesinin niteliği ve süresi, geçmiş kayıtlardan daha ağır basar.
Dosyaya eklenecek bir gelir öngörüsü de işe yarar. İşverenden alınacak ve iş ilişkisinin sürmesinin beklendiğini belirten kısa bir yazı, idarenin geleceğe yönelik değerlendirmesini kolaylaştırır. Bu yazı zorunlu belgeler arasında değildir; ancak sınırda kalan dosyalarda sonucu değiştirebilecek türden bir katkı sağlar.
Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?
- Kullanılabilir gelirinizi hesaplayın: Brüt değil, kesintiler sonrası tutar.
- İcra kesintilerinizin durumunu belgeleyin: Hesabı doğrudan etkiler.
- Borç yapılandırması yapın: Aylık yükü makul düzeye çekin.
- Borç danışmanlığından destek alın: Hazırladıkları plan dosyaya eklenebilir.
- İstisna kapsamında olup olmadığınızı kontrol edin: Geçim şartı her dosyada aranmaz.
Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız
Aile birleşimi başvurunuzda geçim şartının sağlanıp sağlanmadığını ve dosyanızın nasıl güçlendirilebileceğini birlikte değerlendirebiliriz. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Bünyemizdeki Türk ve Alman avukat kadromuzla, Türkiye’deki dosyalarınız için Türkiye’ye gitmenize gerek yok — süreci Almanya’dan bizimle yürütebilirsiniz. Sorunuzu kısaca iletmek için WhatsApp üzerinden hemen yazın ya da iletişim sayfamızdan bize ulaşın.
Konut şartı nasıl değerlendirilir?
Geçim şartının yanında, ailenin yaşayacağı konutun yeterli olması da aranır. Yeterlilik, kişi başına düşen alan ve oda sayısı ölçütleriyle değerlendirilir ve eyaletlere göre küçük farklılıklar gösterebilir. Kira sözleşmesinin ve konutun büyüklüğünü gösteren belgenin dosyaya eklenmesi gerekir.
Konutun başvuru anında hazır olması her zaman beklenmez; bazı makamlar, vize verildikten sonra taşınılacak konutun gösterilmesini yeterli görür. Buna karşılık mevcut konutun açıkça yetersiz olduğu dosyalarda, başvurudan önce daha büyük bir konuta geçilmesi gerekebilir. Bu, hem konut hem gelir hesabını etkilediği için birlikte planlanmalıdır.
Başvuru reddedilirse ne yapılabilir?
Ret kararı gerekçeli olarak bildirilir ve gerekçe, hangi şartın sağlanamadığını gösterir. Konsolosluk vize redlerinde daha önce uygulanan idari itiraz aşaması kaldırılmıştır; buna karşılık yargı yolu durmaktadır ve artık doğrudan açıktır. Dava süresi kısadır. Eksikliğin kısa sürede giderilebileceği dosyalarda ise yeniden başvuru daha hızlı sonuç verebilir.
Ret kararının hangi makamdan çıktığı da yolu belirler. Yurt dışındaki temsilcilikten çıkan vize redleri ile Almanya’daki yabancılar dairesinden çıkan oturum redleri farklı usullere tabidir. Yabancılar dairesi kararlarında itiraz ve dava yolları eyalet uygulamasına göre değişir. Bu nedenle karar metninin sonundaki yol gösterici açıklamanın dikkatle okunması gerekir.
Şimdi Yapmanız Gerekenler
- Son altı ayın maaş bordrolarını ve kesinti dökümlerini toplayın.
- Borçlarınızın aylık yükünü listeleyin.
- Borç danışmanlığı kuruluşundan randevu alın.
- Konut belgelerinizi ve kira sözleşmenizi hazırlayın.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir, hukuki tavsiye yerine geçmez. Dosyanıza özgü değerlendirme için bizimle iletişime geçin.
Sık sorulan sorular
Kredi borcum başvuruyu doğrudan engeller mi?
Engellemez. Belirleyici olan, borç ödendikten sonra kalan gelirin ailenin geçimine yetip yetmediğidir.
Maaşım hacizliyse ne olur?
Maaştan doğrudan kesilen tutarlar kullanılabilir gelirden düşülür; bu, hesabı olumsuz etkiler. Yapılandırma ile kesintinin azaltılması dosyayı güçlendirir.
Çocuk parası gelir sayılır mı?
Bazı aile destekleri hesaba katılırken ihtiyaç esaslı sosyal yardımlar kural olarak gelirden sayılmaz ve başvuru bakımından olumsuz değerlendirilir.
Borcumu kapatmak için birikimimi harcamalı mıyım?
Gerekli değildir. İdarenin aradığı borçsuzluk değil, geçimin sağlanabilmesidir; birikimin tamamen tükenmesi çoğu zaman ters sonuç verir.
İlgili Makaleler
Recent Posts
- Almanya’da Evden Çıkarken Boya Badana Yapmak Zorunda mıyım?
- Almanya’da İş Sözleşmesindeki Hak Düşürücü Süre Geçerli midir?
- Almanya’da Bakım Parası Ne Zaman Başlar ve Geriye Dönük Ödenir mi?
- Almanya’da Evdeki Kusur İçin Kira İndirimi Nasıl Yapılır?
- Almanya’da Geçmiş Yıllardan Kalan Yıllık İzin Hâlâ İstenebilir mi?
Recent Comments
Archives
Categories
- Aile Hukuku
- Almanya Miras Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Ceza Hukuku
- Deniz Ticaret Hukuku
- Enerji Hukuku
- Fikri Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Hukuki Tercüme
- İcra Hukuku
- İdare Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İş Hukuku
- Kıymetli Evrak Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Sözleşmeler Hukuku
- Tazminat Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Uncategorized
- Vatandaşlık Hukuku
- Vergi Hukuku
- Vize ve Oturum Hukuku
- Yurtdışı Emeklilik

