Şirketler Hukuku12/08/2026
Almanya’da Ortağımla Bir OHG Kurduk, O Benim Onayım Olmadan Şirket Adına Büyük Bir Kredi Çekti, Bu Borçtan Ben de Sorumlu Muyum?

Bu sorunun cevabı çoğu ortağı şaşırtır, çünkü iki ayrı düzlem birbirine karıştırılır: OHG ortağının kişisel sorumluluğu dışarıya karşı sınırsızdır, ortağın içeride kurala aykırı davranmış olması ise bankaya karşı sizi kurtarmaz, yalnızca ortağınıza karşı hak doğurur.

Kollektif şirkette her ortak, şirket borçlarından bütün kişisel mal varlığıyla ve diğer ortaklarla birlikte sorumludur. Alacaklı, şirketi beklemeden doğrudan ortağın kendisine gidebilir. Bu, şirket türünün özüdür; onu sınırlı sorumlu şirketlerden ayıran şey de tam olarak budur.

OHG Ortağının Kişisel Sorumluluğu Nereye Kadar Uzanır?

Dışarıya karşı temsil yetkisi kural olarak her ortakta tek başına bulunur. Yani ortağınız, sözleşmede aksi kararlaştırılıp bu durum ticaret siciline tescil edilmedikçe, şirketi tek başına borç altına sokabilir. Bankanın sizin onayınızı araması gerekmez; sicilde görünen yetki ona yeter.

İçeride durum farklıdır. Ortaklık sözleşmesi, belirli tutarın üzerindeki işlemler için diğer ortakların onayını şart koşabilir. Bu şart geçerlidir, ama yalnızca ortaklar arasında hüküm doğurur. Ortağınız bu kurala aykırı davrandıysa şirkete ve size karşı sorumlu olur; bankaya karşı işlem yine de geçerli kalır.

Dar bir istisna vardır. Karşı taraf, ortağın yetkisini açıkça kötüye kullandığını biliyorsa ya da bu durum kendisi için apaçık görünüyorsa, işlemin şirketi bağlamadığı ileri sürülebilir. Bu istisna uygulamada dardır ve bankanın kötü niyetinin somut olarak gösterilmesini gerektirir; yalnızca “bilmeliydi” demek yetmez.

İçeride Ne Yapabilirsiniz?

Birinci yol tazminattır: ortaklık sözleşmesine ya da özen borcuna aykırı davranan ortak, doğan zarardan sorumludur. Banka size başvurup tahsil ederse, ödediğiniz tutarı iç ilişkide ortağınızdan talep edebilirsiniz. Bu talep, şirketin devam edip etmediğinden bağımsızdır.

İkinci yol yetkinin geri alınmasıdır. Haklı sebebin varlığı hâlinde, bir ortağın yönetim ve temsil yetkisi mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Kararın etkili olması için temsil yetkisindeki değişikliğin ticaret siciline tescil edilmesi gerekir; tescil edilmeyen sınırlama üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Üçüncü yol ayrılmadır: haklı sebeple ortağın şirketten çıkarılması ya da şirketin feshi istenebilir. Ancak burada çok önemli bir ayrıntı vardır: ayrılan ortak, ayrılmadan önce doğmuş borçlardan belirli bir süre boyunca sorumlu olmaya devam eder. Bu süre kural olarak beş yıldır ve tescil tarihinden işler.

Bankaya Karşı Elinizde Ne Var?

Bankaya karşı ilk kontrol edilecek şey, kredinin gerçekten şirket adına mı yoksa ortağınızın kendi adına mı kullanıldığıdır. Sözleşmenin tarafı şirket değil de ortağın kendisiyse, şirket ve diğer ortaklar bu borçtan sorumlu olmaz. Bu ayrım sözleşme metninden ve kredi başvuru evrakından okunur.

İkinci kontrol, kredinin şirket işletmesiyle ilgisidir. Şirket adına görünen ama tümüyle kişisel bir amaca harcanmış bir kredi, iç ilişkide çok güçlü bir tazminat dayanağı oluşturur. Para akışının izlenmesi bu yüzden şarttır: hesap dökümleri, transferler ve harcama kalemleri istenmelidir.

Üçüncü kontrol kefalettir. Bankalar sıklıkla ortaklardan ayrıca kişisel kefalet ister. Kefalet imzalamadıysanız, bankanın size yönelmesi ortaklık sıfatınıza dayanır; imzaladıysanız iki ayrı sorumluluk kaynağı doğar. İmzanızın bulunup bulunmadığını belgeden doğrulayın, hatırlamaya güvenmeyin.

Yazılı Sözleşme Yoksa Ne Olur?

Almanya’da kurulan pek çok ortaklık, yazılı bir ortaklık sözleşmesi olmadan yürür. Bu durumda kanunun öngördüğü varsayılan düzen uygulanır: her ortak tek başına temsil yetkisine sahiptir, kâr ve zarar kanuni ölçüye göre paylaşılır ve karar alma usulü ortaklar arasında ayrıca kararlaştırılmamış sayılır.

Bu düzen, ortaklardan birinin tek başına büyük işlem yapmasına en açık düzendir. Bu yüzden mevcut sorun çözülürken aynı anda ileriye dönük bir adım da atılmalıdır: yazılı bir sözleşme, işlem limitleri ve tescil edilmiş bir temsil düzeni. Sonradan yapılan bu düzenleme geçmiş borcu ortadan kaldırmaz, ama aynı olayın tekrarını engeller.

Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?

  • Kredi sözleşmesinin tarafını belgeden doğrulayın: borçlu şirket mi ortağın kendisi mi, sorumluluk buna göre değişir.
  • Ticaret sicilindeki temsil kaydını çıkarın: tescil edilmemiş bir sınırlama üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
  • Para akışını takip edin: kredinin nereye harcandığı, iç ilişkideki tazminat talebinin omurgasıdır.
  • Kişisel kefalet imzanız olup olmadığını kontrol edin: kefalet varsa ortaklık sıfatından ayrı ikinci bir sorumluluk doğar.
  • Yazılı ortaklık sözleşmesi yoksa hemen hazırlatın: kanuni varsayılan düzen, tek ortağın büyük işlem yapmasına en açık düzendir.

Sık Yapılan Hatalar

  • İç kuralın bankaya karşı ileri sürülebileceğini sanmak: onay şartı yalnızca ortaklar arasında hüküm doğurur.
  • Şirketten çıkınca sorumluluğun bittiğini varsaymak: ayrılmadan önce doğmuş borçlar için sorumluluk kural olarak beş yıl sürer.
  • Sınırlamayı tescil ettirmemek: sicile işlenmeyen temsil sınırı üçüncü kişilere karşı etkisizdir.
  • Ortağınızla yazışmayı sözlü sürdürmek: iç ilişkideki tazminat talebi yazılı iz olmadan çok zayıflar.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız

Almanya ve Türkiye arasında yaşanan OHG ortaklık yapıları, ortakların temsil yetkisi ve şirket borçlarından sorumluluk uyuşmazlıkları meselelerinde, iki ülkenin hukuk sistemini de bilen bir ekiple çalışmak sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Yaşadığınız sorunu bize anlatın, birlikte en doğru adımı belirleyelim.

Türkiye’de de Ortaklığınız Varsa

Almanya’da kollektif şirket işleten pek çok kişi, Türkiye’de de ortak taşınmaz ya da şirket payı sahibidir. Almanya’daki bir borç, Türkiye’deki mal varlığına kendiliğinden ulaşmaz; bunun için Alman kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi gerekir. Bu ayrı bir dava sürecidir.

Buna karşılık ortağınızla aranızdaki iç uyuşmazlık, Türkiye’deki ortak varlıkları da etkileyebilir. Tapudaki paylar, şirket hisseleri ve varsa miras yoluyla gelen haklar birlikte değerlendirilmelidir. Bu takip Almanya’dan verilecek bir vekâletname ile yürütülebilir; iki ülkeye ayrı ayrı seyahat etmek gerekmez.

Şimdi Yapmanız Gerekenler

  1. Kredi sözleşmesini ve başvuru evrakını temin edip tarafları belirleyin.
  2. Güncel ticaret sicil kaydınızı çıkarıp temsil yetkilerini doğrulayın.
  3. Kredinin nereye harcandığını hesap dökümleriyle takip edin.
  4. Ortağınıza karşı yazılı olarak talepte bulunun ve süreleri takip edin.
  5. İleriye dönük olarak yazılı sözleşme ve tescilli temsil düzeni kurun.

Sık sorulan sorular

Onayım olmadan çekilen kredi beni bağlar mı?

Bankaya karşı kural olarak evet. Temsil yetkisi her ortakta tek başına bulunur ve iç onay şartı yalnızca ortaklar arasında hüküm doğurur.

İç sözleşmedeki limit maddesini bankaya karşı ileri sürebilir miyim?

Kural olarak hayır. Ancak sınırlama ticaret siciline tescil edilmişse ya da bankanın kötü niyeti somut olarak gösterilebiliyorsa durum değişebilir.

Ortağımdan ne isteyebilirim?

Sözleşmeye ve özen borcuna aykırılıktan doğan zararın tazminini isteyebilir, haklı sebep varsa yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını ya da ortaklıktan çıkarılmasını talep edebilirsiniz.

Şirketten ayrılırsam sorumluluğum biter mi?

Hemen bitmez. Ayrılmadan önce doğmuş borçlardan sorumluluk kural olarak beş yıl daha sürer ve süre tescil tarihinden işler.

Yazılı ortaklık sözleşmemiz yok, ne olur?

Kanunun varsayılan düzeni uygulanır: her ortak tek başına temsil yetkisine sahiptir. Bu, tek ortağın büyük işlem yapmasına en açık düzendir.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment

Recent Comments

Görüntülenecek bir yorum yok.