İcra Hukuku12/08/2026
Almanya’da Bir İcra Takibinde Borçlu Mal Beyanında (Vermögensauskunft) Üzerine Kayıtlı Hiçbir Varlık Olmadığını Beyan Etti, Ama Sosyal Medyada Lüks Bir Yaşam Sürdüğünü Görüyorum, Bu Beyanın Gerçeği Yansıtmadığını Nasıl İspatlarım?

Almanya’da bir alacaklısınız ve yıllardır tahsil edemediğiniz alacağınız için icra takibi başlattınız. İcra memuru borçludan bir mal beyanı (Vermögensauskunft) aldı; borçlu, üzerine kayıtlı hiçbir gelir veya mal varlığı olmadığını beyan etti. Ancak sosyal medya hesaplarını incelediğinizde, borçlunun pahalı tatillere çıktığını ve lüks eşyalar kullandığını görüyorsunuz. “Bu beyanın gerçeği yansıtmadığını nasıl ispatlarım?” sorusu, alacağını tahsil edemeyen pek çok alacaklının merak ettiği önemli bir icra hukuku konusudur.

Yalan Mal Beyanı Ciddi Hukuki Sonuçlar Doğurur

Alman hukukunda, bir borçlunun icra memuru huzurunda yeminli olarak verdiği mal beyanının kasıtlı olarak eksik veya yanlış olması, hem cezai hem hukuki sonuçlar doğurur; StGB § 156 ve § 261 gibi hükümler çerçevesinde yalan yeminli beyan suç teşkil edebilir ve alacaklı olarak siz, bu durumu savcılığa şikayet edebilirsiniz. Ayrıca sosyal medyada gördüğünüz lüks yaşam tarzı, borçlunun üçüncü kişiler (örneğin bir aile üyesi) üzerinden gizli mal varlığı işlettiğine dair güçlü bir işaret olabilir; bu durumda icra memurundan borçlunun banka hareketlerini, araç kayıtlarını ve varsa üçüncü kişiler adına yapılan harcamaları daha derinlemesine araştırmasını talep edebilirsiniz.

Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?

  • Sosyal medya delillerini kayıt altına alın: Borçlunun lüks yaşam tarzını gösteren gönderileri, tarih damgalı ekran görüntüleriyle belgeleyin.
  • İcra memurundan yeniden inceleme talep edin: Elinizdeki somut delillerle birlikte icra memuruna başvurarak mal beyanının yeniden gözden geçirilmesini isteyin.
  • Savcılığa şikayette bulunmayı değerlendirin: Yalan beyanın kasıtlı olduğuna dair güçlü delilleriniz varsa, bir ceza şikayeti dosyalamayı bir avukatla birlikte değerlendirin.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız

Almanya ve Türkiye arasında yaşanan icra takiplerinde yalan mal beyanı, gizli mal varlığının tespiti ve alacaklı haklarının korunması uyuşmazlıkları meselelerinde, iki ülkenin hukuk sistemini de bilen bir ekiple çalışmak sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Yaşadığınız sorunu bize anlatın, birlikte en doğru adımı belirleyelim.

Üçüncü Kişi Üzerine Kayıtlı Mallar Hacze Konu Olabilir mi?

Borçlunun malını gerçekte kendisi kullanmasına rağmen üçüncü bir kişi (örneğin eşi veya çocuğu) üzerine kaydettirdiğini ispatlayabilirseniz, bu durum bir muvazaa (Scheingeschäft) veya alacaklıdan mal kaçırma (Gläubigerbenachteiligung, AnfG kapsamında iptal davası) olarak değerlendirilebilir ve bu malların da hacze konu edilmesi talep edilebilir.

Sosyal Medya Delili Tek Başına Yeterli midir?

Sosyal medya paylaşımları tek başına kesin bir ispat aracı olmasa da, mahkeme ve icra makamları önünde şüpheyi güçlendiren destekleyici bir delil olarak değerlendirilebilir; bu nedenle bu delilleri banka kayıtları, tanık ifadeleri gibi diğer somut delillerle desteklemeniz başarı ihtimalinizi artırır.

Şimdi Yapmanız Gerekenler

  1. Sosyal medya delillerini kayıt altına alın.
  2. İcra memurundan yeniden inceleme talep edin.
  3. Bir icra hukuku avukatıyla ceza şikayeti ve iptal davası imkanınızı değerlendirin.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment