Almanya’da Miras Bırakan Kişinin Borçları Nasıl Öğrenilir?

Almanya’da miras bırakanın borçlarını öğrenmenin yolu, mirasın kabul edilip edilmeyeceğine karar vermek için tanınan süre içinde bankalara, sigortalara ve kredi kayıt kuruluşlarına mirasçı sıfatıyla yazılı bilgi talebi göndermek ve ölenin postasını sistemli biçimde incelemektir.

Alman miras hukukunda mirasçılık, mirasçının bir işlem yapmasına gerek kalmadan ölüm anında kendiliğinden doğar. Türkiye’den farklı olarak burada “mirası kabul ettim” demek gerekmez; susmak kabul anlamına gelir. Bu nedenle borçlu bir terekede asıl tehlike, hiçbir şey yapmadan sürenin geçmesidir. Bu yazı, sürenin içinde ne yapılabileceğini anlatıyor.

Miras Bırakanın Borçları Nasıl Öğrenilir?

İlk kaynak ölenin kendi evrakıdır. Son bir yılın banka ekstreleri, kredi ve leasing sözleşmeleri, kira sözleşmesi, sigorta poliçeleri, vergi beyannameleri ve icra yazışmaları bir arada değerlendirildiğinde terekenin iskeleti çıkar. Özellikle banka ekstresindeki düzenli çıkışlar önemlidir: her ay tekrarlanan bir ödeme, arkasında devam eden bir sözleşme ya da bir borç olduğunu gösterir. Posta kutusunun ve e-postaların birkaç hafta boyunca takip edilmesi de aynı işi görür.

İkinci kaynak kurumlardır. Mirasçı sıfatını belgeleyen kişi, ölenin hesabının bulunduğu bankadan hesap dökümü ve kredi bilgisi isteyebilir. Kredi kayıt kuruluşundan ölen adına kayıtlı yükümlülüklerin listesi talep edilebilir; bu, mirasçının bilmediği tüketici kredilerini ve taksitli alışverişleri ortaya çıkarır. Vergi dairesinden ödenmemiş vergi borcu, belediyeden emlak ve atık vergisi borcu sorulabilir. Ölenin bir işletmesi varsa ticaret sicili ve sosyal güvenlik kurumu kayıtları da taranmalıdır.

Üçüncü yol mahkeme üzerindendir. Terekenin durumu anlaşılamıyorsa, alacaklıların kendilerini bildirmeye çağrılması için sulh mahkemesinden bir ilan usulü istenebilir. Bu usul, bilinmeyen alacaklıların ortaya çıkmasını sağlar ve süresinde başvurmayan alacaklıya karşı mirasçıyı korur. Terekenin borca batık olduğu anlaşılırsa tereke iflası ya da tereke idaresi istenerek mirasçının kişisel malvarlığı korunabilir; bu yollar, ret süresi geçmiş olsa bile açıktır.

Mirası Reddetme Süresi Ne Kadardır?

Mirasın reddi için tanınan süre kural olarak altı haftadır ve bu süre, mirasçının mirasçı olduğunu ve mirasın kendisine geçtiğini öğrendiği andan itibaren işler. Ölüm tarihinden değil, öğrenme tarihinden başlaması önemlidir; uzak akrabalar çoğu zaman aylar sonra haberdar olur. Vasiyetname varsa süre, vasiyetnamenin açıldığının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Süre, mirasçı ölüm anında yurt dışında bulunuyorsa ya da miras bırakan son yerleşim yerini yurt dışında kurmuşsa altı aya çıkar. Almanya’da yaşayan Türk kökenli aileler için bu uzun süre çoğu zaman uygulanabilir durumdadır ve kritik bir nefes alanı sağlar. Ret beyanı, sulh mahkemesine bizzat verilerek ya da noterde düzenlenerek yapılır; sıradan bir mektup yeterli değildir.

Hangi Davranışlar Mirası Kabul Sayılır?

Kabul, açık bir beyanla olabileceği gibi davranışla da olabilir. Ölenin banka hesabından para çekmek, aracını satmak, evindeki eşyaları paylaşmak ya da kiracıdan kira tahsil etmek, mirasçı gibi davranıldığı sonucunu doğurabilir ve ret hakkını ortadan kaldırabilir. Bu, borçlu terekelerde en sık yapılan ve geri dönüşü olmayan hatadır.

Buna karşılık cenaze işlemlerini yürütmek, ölenin evini basitçe korumak, acil bozulacak eşyayı elden çıkarmak ve posta kutusunu boşaltmak kabul sayılmaz. Ayrım, mirasçının tereke üzerinde tasarrufta bulunup bulunmadığındadır. Şüpheli her işlemden önce durmak ve altı haftalık süre içinde hiçbir şeyi elden çıkarmamak, en güvenli yoldur.

Şüpheye düşülen hâllerde en güvenli yol, tereke üzerinde hiçbir tasarrufta bulunmadan önce sulh mahkemesine mirasın reddi için süre uzatımı ya da koruma tedbiri talebiyle başvurmaktır. Mirasçı, terekeyi araştırmak için makul bir süreye ihtiyaç duyduğunu belgeleriyle ortaya koyabilir. Bu başvuru yapılmadan geçen her hafta, susmanın kabul sayıldığı bir sistemde mirasçının aleyhine işler.

Türkiye’deki Malvarlığı ve Borçlar Nasıl Değerlendirilir?

Terekenin Türkiye’de de malvarlığı ya da borcu bulunabilir. Türkiye’deki taşınmazlar tapu kayıtlarından, banka hesapları ilgili bankalardan, borçlar ise icra dosyaları üzerinden araştırılabilir. Türk vatandaşları bakımından Türkiye’deki taşınmazlara kural olarak Türk hukuku uygulanır; bu nedenle Almanya’daki ret beyanı, Türkiye’deki miras payını kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.

Bu ayrım pratikte iki yönlü çalışır. Almanya’daki tereke borca batıkken Türkiye’deki tereke değerliyse, iki dosyanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Türkiye’de mirasın reddi için de ayrı bir süre ve ayrı bir usul öngörülmüştür ve bu süre Alman süresinden bağımsız işler. Türkiye’ye gitmeden bu işlemlerin Almanya’dan yürütülmesi mümkündür; vekâletname konsoloslukta düzenlenebilir.

Süre Kaçırılmışsa Ne Yapılabilir?

Süre geçmiş olsa bile mirasçının kişisel malvarlığını koruyacak yollar tükenmiş değildir. Tereke idaresi ya da tereke iflası istenerek sorumluluk terekeyle sınırlandırılabilir. Bu yollara başvurulduğunda alacaklılar yalnızca terekeden tahsil edebilir; mirasçının kendi maaşına ve malvarlığına gidemez. Bu nedenle borçlu terekelerde en kötü senaryo bile yönetilebilir durumdadır.

Ayrıca ret beyanı, mirasçının yanılgıya düşmesi hâlinde belirli koşullarla iptal edilebilir; tersi de mümkündür. Terekenin borca batık olduğunu bilmeden kabul edilmiş olması, bu kapsamda değerlendirilebilecek bir hâldir. Bu yolların hepsi sıkı süre ve biçim koşullarına bağlı olduğundan, borçlu olduğundan şüphelenilen her terekede ilk hafta içinde hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.

Ölenin Sigorta ve Emeklilik Hakları Nasıl Bulunur?

Tereke araştırması yalnızca borçları değil, gözden kaçan hakları da ortaya çıkarır. Hayat sigortası, cenaze sigortası, iş yerinden doğan emeklilik hakkı (betriebliche Altersvorsorge) ve Riester benzeri bireysel emeklilik sözleşmeleri, ölenin banka ekstresindeki düzenli ödemelerden izlenebilir. Hayat sigortasında lehtar ayrıca belirlenmişse ödeme terekeye değil doğrudan lehtara yapılır; bu, borca batık terekelerde mirasçı için önemli bir ayrımdır.

Alman emeklilik kurumundan dul ve yetim aylığı ile ölüm yardımına ilişkin haklar ayrıca sorulmalıdır. Türkiye’de geçmiş sigortalılık süresi bulunan kişilerde iki ülkenin sosyal güvenlik sözleşmesi çerçevesinde süreler birleştirilebilir; bu, hem aylık bağlanmasında hem de aylık tutarında sonuç doğurur. Türkiye’deki SGK kayıtları ve varsa borçlanılmış süreler bu değerlendirmenin parçasıdır. Almanya’dan yürütülen bu başvurular için Türkiye’ye gitmek gerekmez; vekâletname konsoloslukta düzenlenebilir.

Randevu ve İletişim

Parlar Partner Avukatlık Bürosu olarak Gelsenkirchen merkezli, Essen, Oberhausen, Bochum ve tüm Ruhr bölgesinde yaşayan Türklere Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunuyoruz.

Telefon: +49 209 38476770
WhatsApp: +49 162 794 23 66

Sık sorulan sorular

Mirasçı, ölenin banka bilgilerini isteyebilir mi?

Evet. Mirasçı sıfatını belgeleyen kişi bankadan hesap dökümü ve kredi bilgisi isteyebilir; kredi kayıt kuruluşundan da ölen adına kayıtlı yükümlülükler sorulabilir.

Mirası reddetme süresi ne kadardır?

Kural olarak altı haftadır ve mirasçı olduğunun öğrenildiği andan işler. Mirasçı ölüm anında yurt dışındaysa ya da miras bırakanın son yerleşim yeri yurt dışındaysa süre altı aydır.

Ölenin hesabından para çekmek ne sonuç doğurur?

Mirasın davranışla kabul edildiği sonucunu doğurabilir ve ret hakkını ortadan kaldırabilir. Süre dolmadan tereke üzerinde tasarrufta bulunulmamalıdır.

Ret süresi kaçtıysa borçlardan kişisel olarak sorumlu olunur mu?

Zorunlu değildir. Tereke idaresi ya da tereke iflası istenerek sorumluluk terekeyle sınırlandırılabilir; bu hâlde alacaklılar mirasçının kişisel malvarlığına gidemez.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment

Recent Comments

Görüntülenecek bir yorum yok.