
Almanya’da oturum izni reddedilen, süresi dolan veya belirli suç isnatları bulunan yabancılar için Yabancılar Dairesi (Ausländerbehörde) tarafından Abschiebungsandrohung yani sınır dışı etme tehdidi/kararı çıkarılabilir. Bu, hem duygusal hem hukuki açıdan son derece ağır bir süreçtir. Ancak unutulmamalıdır ki bu karara karşı sınır dışı etme kararına itiraz hakkı mevcuttur ve doğru zamanda kullanıldığında sonuç değiştirebilir.
Abschiebungsandrohung Nedir, Ne Zaman Çıkarılır?
Bu karar genellikle şu durumlarda gündeme gelir:
- Oturum izni uzatma başvurusunun reddedilmesi
- İltica başvurusunun olumsuz sonuçlanması
- Vize süresinin dolmasına rağmen ülkede kalınmaya devam edilmesi
- Ağır bir suçtan mahkumiyet nedeniyle oturum hakkının kaybedilmesi
Karar, kişiye yazılı olarak tebliğ edilir ve genellikle gönüllü olarak ülkeyi terk etmesi için bir süre (Ausreisefrist) tanınır. Bu sürenin kaçırılması, zorla sınır dışı etme (Abschiebung) riskini doğurur.
İtiraz ve Dava Süreleri
Sınır dışı etme kararına karşı hukuki yollar, kararın hangi merciden geldiğine göre değişir:
- Kararın tebliğinden itibaren genellikle iki hafta içinde Verwaltungsgericht (İdare Mahkemesi) nezdinde iptal davası (Anfechtungsklage) açılmalıdır.
- Bazı durumlarda dava, kararın icrasını otomatik olarak durdurmaz; bu nedenle ayrıca “aufschiebende Wirkung” (erteleyici etki) talebiyle acil hukuki koruma (Eilantrag) istenmesi gerekebilir.
- Bu iki adımın birlikte ve zamanında atılmaması, kişinin dava sonuçlanmadan sınır dışı edilmesi riskini doğurabilir.
Hangi Gerekçeler Öne Sürülebilir?
Dava veya itirazda öne sürülebilecek başlıca gerekçeler:
- Almanya’da uzun süreli aile bağlarının bulunması (eş, çocuk, ebeveyn)
- Sağlık durumunun seyahate veya menşe ülkede tedaviye elverişli olmaması
- Menşe ülkede can güvenliği riski bulunması
- İdari işlemde usul hatası yapılmış olması (örneğin tebligatın usulsüz yapılması)
- Entegrasyon düzeyinin (dil, iş, toplumsal bağlar) yeterince değerlendirilmemesi
Aile Birliği ve Çocukların Durumu Nasıl Etkiler?
Almanya’da doğmuş veya uzun süredir okula giden çocuğu olan ailelerde, mahkemeler genellikle çocuğun üstün yararı ilkesini (Kindeswohl) dikkate alır. Bu durum, sınır dışı kararının iptali veya en azından ertelenmesi yönünde güçlü bir argüman oluşturabilir.
Süreç Boyunca Nelere Dikkat Edilmeli?
- Tebliğ edilen her belgenin tarihi mutlaka not edilmeli, süre kaçırılmamalıdır.
- Mümkün olan en kısa sürede bir avukatla iletişime geçilmelidir; bu tür davalarda zaman kritik faktördür.
- Duldung (geçici erteleme) statüsü verilip verilmediği kontrol edilmelidir.
- Yeni oturum izni başvurusu için ayrı bir hukuki zemin olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Sonuç
Abschiebungsandrohung kararı almak korkutucu olsa da, bu bir “son söz” değildir. Türk vatandaşlarının Almanya’daki idari ve hukuki süreçlerde en sık kaybettiği şey, zamanında hareket etmemektir. Parlar Partner Avukatlık Bürosu olarak, sınır dışı etme kararlarına karşı itiraz ve dava süreçlerini titizlikle yürütüyor, aile birliği ve entegrasyon gerekçelerini güçlü biçimde mahkeme önüne taşıyoruz.
İdare Hukukunda İlgili Yazılar
Recent Posts
Recent Comments
Archives
Categories
- Aile Hukuku
- Almanya Miras Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Ceza Hukuku
- Deniz Ticaret Hukuku
- Enerji Hukuku
- Fikri Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Hukuki Tercüme
- İcra Hukuku
- İdare Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İş Hukuku
- Kıymetli Evrak Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Sözleşmeler Hukuku
- Tazminat Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Vatandaşlık Hukuku
- Vergi Hukuku
- Vize ve Oturum Hukuku
- Yurtdışı Emeklilik

