Almanya’da Elimde Bulunan Bir Bonoyu Borçlu Vadesinde Ödemedi, Bono Üzerinden Nasıl İcra Takibi Başlatabilirim?

Vadesi geçmiş bir senedi elinde tutan alacaklı için bono üzerinden icra takibi normal bir alacak takibinden hem daha hızlı hem de daha kuralcıdır: kambiyo senetleri kendilerine özgü bir usule tabidir ve o usulün süreleri kaçırıldığında senedin sağladığı avantaj tümüyle kaybolur.

Bu yüzden ilk soru “nereye başvurayım” değil, “elimdeki belge hangi ülkenin hukukuna tabi ve hangi süreler işliyor” olmalıdır. Almanya’da düzenlenmiş bir senet ile Türkiye’de düzenlenmiş bir bono, aynı ada sahip olsalar da farklı yollarla takip edilir.

Bono üzerinden icra takibi nasıl başlatılır?

Almanya’da senede dayanan alacak için iki yol vardır. Birincisi ödeme emri usulüdür: mahkemeye başvurulur, borçluya ödeme emri tebliğ edilir ve borçlu iki hafta içinde itiraz etmezse icra emri alınır. Bu yol ucuz ve hızlıdır; borçlu itiraz ederse dosya genel yargılamaya döner.

İkincisi senede dayalı hızlandırılmış yargılamadır. Bu usulde savunmalar yalnızca belgeyle yapılabilir; tanık dinletilemez ve geniş delil incelemesi yapılmaz. Alacaklı için büyük avantajdır, çünkü borçlunun elindeki savunma araçları daralır. Süreler de kısadır; duruşma günleri normal davalara göre çok daha erken verilebilir.

Bu usulün sonunda verilen karar şarta bağlı bir karardır: alacaklı hemen icraya geçebilir, borçlu ise savunmalarını sonraki aşamada ileri sürebilir. Yani senedin gücü, alacaklıyı beklemekten kurtarmasında toplanır. Bu nedenle senedin aslının korunması ve kaybedilmemesi hayati önemdedir; fotokopiyle bu yol işletilemez.

Protesto ve Zamanaşımı: Kaçırılan İki Süre

Senedi düzenleyen kişiye, yani borcu bizzat üstlenene karşı başvurmak için protesto çekilmesi gerekmez. Ancak senedi size ciro eden kişilere başvuracaksanız durum değişir: ödememe protestosunun, vadeyi izleyen çok kısa bir süre içinde ve yetkili kişi eliyle düzenlenmesi gerekir. Bu süre kaçırıldığında ciranta zincirine başvuru hakkı düşer.

İkinci süre zamanaşımıdır. Senedi düzenleyene karşı talep, kural olarak vadeden itibaren üç yıl içinde ileri sürülmelidir. Ciranta ve önceki hamillere karşı süreler çok daha kısadır. Bu yüzden “borçlu zaten kaçmıyor, biraz daha bekleyeyim” yaklaşımı senede dayalı hakların en sık kaybedilme sebebidir.

Zamanaşımı dolduğunda alacak tümüyle yok olmaz; senedin sağladığı özel usul kaybolur ve alacak, temel ilişkiye dayanan normal bir alacak hâline gelir. Bu durumda ispat yükü ağırlaşır: senedi göstermek yetmez, borcun sebebini de anlatmak gerekir.

Karar Alındıktan Sonra Tahsil Nasıl Yapılır?

İcra edilebilir bir belge elde edildiğinde tahsil aşaması başlar. Bu aşamada başlıca araçlar icra memuru marifetiyle haciz, banka hesabına haciz ve maaş haczidir. Hangi aracın seçileceği borçlunun mal varlığı hakkındaki bilgiye bağlıdır; bilgi yoksa borçludan mal beyanında bulunması istenebilir.

Mal beyanı, tahsil edilebilirlik hakkında en gerçekçi tabloyu verir. Beyandan sonra borçlunun kayıt altına alınması söz konusu olabilir ve bu kayıt borçlunun kredi ilişkilerini etkiler; uygulamada pek çok borçlu tam bu aşamada ödemeye yanaşır.

Maaş ve hesap hacizlerinde borçlunun geçimi için korunan bir asgari tutar vardır; bu tutarın altına inilemez. Yani borçlunun geliri düşükse haciz sonuç vermeyebilir. Alacaklı için doğru strateji, takip masrafını borçlunun gerçek ödeme gücüyle orantılı tutmaktır.

Takip Masrafını Kim Öder?

Kural olarak takip ve yargılama masrafları borçluya yüklenir; ancak bu, masrafın peşin ödenmeyeceği anlamına gelmez. Harçlar ve avans alacaklı tarafından yatırılır ve borçludan tahsil edilebildiği ölçüde geri alınır. Borçlunun ödeme gücü yoksa bu kalemler alacaklının üzerinde kalır.

Bu yüzden takip kararı verilmeden önce basit bir hesap yapılmalıdır: senet tutarı, tahmini masraf ve borçlunun gerçek ödeme gücü. Küçük tutarlı senetlerde bu hesap çoğu zaman sulh yolunu daha akılcı gösterir. Alacağın tamamını almak yerine bir bölümünü kısa sürede tahsil etmek, uzun bir takipten daha iyi bir sonuçtur.

Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?

  • Senedin aslını güvenli biçimde saklayın: fotokopiyle senede dayalı özel usul işletilemez.
  • Vade tarihini ve protesto süresini takvime işleyin: ciranta zincirine başvuru hakkı bu süreye bağlıdır.
  • Zamanaşımı süresini vadeden itibaren hesaplayın: süre dolduğunda senedin sağladığı usul avantajı kaybolur.
  • Borçlunun bilinen adres ve banka bilgilerini derleyin: tahsil aşamasında hangi haciz aracının işe yarayacağını bu belirler.
  • Senet Türkiye kaynaklıysa yolu ayrıca belirleyin: kambiyo senetlerine mahsus takip farklı süreler ve mercilerle işler.

Sık Yapılan Hatalar

  • Senedi ibraz etmeden beklemek: kısa protesto süresi geçtiğinde cirantalara başvuru hakkı düşer.
  • Fotokopiyle takip başlatmaya çalışmak: senede dayalı usul, belgenin aslını gerektirir.
  • İtiraz gelince dosyayı bırakmak: itiraz takibi sona erdirmez, yalnızca yargılamaya taşır.
  • Ödeme gücü olmayan borçluda masrafı büyütmek: korunan asgari gelir nedeniyle haciz sonuçsuz kalabilir.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız

Almanya ve Türkiye arasında yaşanan bono alacaklarının tahsili, icra takibi ve kıymetli evrak hukuku uyuşmazlıkları meselelerinde, iki ülkenin hukuk sistemini de bilen bir ekiple çalışmak sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Yaşadığınız sorunu bize anlatın, birlikte en doğru adımı belirleyelim.

Borçlu Türkiye’deyse Ne Yapmalısınız?

Borçlu Türkiye’de yaşıyorsa iki seçenek vardır. Senet Türk hukukuna göre düzenlenmişse doğrudan Türkiye’de kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılabilir. Bu takipte borçluya ödeme emri tebliğ edilir; ödeme için verilen süre ve itiraz için verilen süre birbirinden farklıdır ve ikisi de gün hesabıyla işler.

Almanya’da alınmış bir kararı Türkiye’de icra ettirmek isterseniz önce o kararın Türk mahkemesinde tanınması ve tenfizi gerekir. Bu ayrı bir davadır ve zaman alır; bu yüzden borçlunun mal varlığı Türkiye’deyse baştan Türkiye’de takip başlatmak çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Her iki yol da Almanya’dan verilecek vekâletname ile yürütülebilir.

Şimdi Yapmanız Gerekenler

  1. Senedin aslını, vadesini ve üzerindeki ciro silsilesini kontrol edin.
  2. Borçlunun Almanya’da mı Türkiye’de mi olduğunu belirleyip yolu seçin.
  3. Protesto gerekiyorsa süresi içinde düzenlettirin.
  4. Ödeme emri ya da senede dayalı yargılama yollarından birini başlatın.
  5. Karar kesinleştiğinde haciz aracını borçlunun mal varlığına göre seçin.

Sık sorulan sorular

Senedi ödemeyen borçluya karşı hemen haciz yapabilir miyim?

Hayır. Önce icra edilebilir bir belge elde etmeniz gerekir. Senede dayalı usul bu aşamayı hızlandırır ama tümüyle ortadan kaldırmaz.

Protesto şart mı?

Senedi düzenleyene karşı şart değildir. Cirantalara başvuracaksanız protestonun çok kısa bir süre içinde düzenlenmesi gerekir; süre geçerse o kişilere başvuru hakkı düşer.

Zamanaşımı ne kadar?

Senedi düzenleyene karşı talep kural olarak vadeden itibaren üç yıl içinde ileri sürülür. Ciranta ve önceki hamillere karşı süreler daha kısadır.

Borçlu itiraz ederse ne olur?

İtiraz, ödeme emri yolunu sona erdirir ve dosya yargılamaya döner. Alacak ortadan kalkmaz; yalnızca ispat aşamasına geçilir.

Borçlu Türkiye’deyse Almanya’dan takip edebilir miyim?

Evet. Türkiye’deki takip, düzenlenecek bir vekâletname ile Almanya’dan yürütülebilir. Duruşmalara bizzat katılmanız gerekmez.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment

Recent Comments

Görüntülenecek bir yorum yok.