
Almanya’da bir GmbH’nin usulüne uygun kapatılması, kanunun öngördüğü bir yıllık bekleme süresi nedeniyle en iyi ihtimalle bir buçuk yıl alır; bu süre kısaltılamaz ve şirket, bekleme süresi dolmadan malvarlığını ortaklara dağıtamaz.
Şirketi kapatmak, faaliyeti durdurmakla aynı şey değildir. Faaliyet bir günde durdurulabilir; ancak şirket, ticaret sicilinden silininceye kadar hukuken var olmaya devam eder. Bu arada beyanname verme, defter tutma ve yükümlülükleri yerine getirme sorumluluğu sürer. Bu farkı görmeden “işi bıraktım” diyerek dosyayı kapatmak, uygulamada yönetici sorumluluğuna ve gecikme cezalarına yol açan en yaygın hatadır. Bu ayrımın ayrıntılarını “İşe Alım Sürecinde Ausländerbehörde Onayı Ne Kadar Sürer?” başlıklı çalışmamızda ele aldık.
Şirket Kapatma Süreci Ne Kadar Sürer?
Süreç ortakların fesih kararıyla başlar. Karar, ana sözleşmede aksi öngörülmedikçe kanunun aradığı nitelikli çoğunlukla alınır ve ticaret siciline tescil ettirilir. Tescille birlikte şirketin unvanına tasfiye hâlinde olduğunu gösteren bir ek (“i.L.” ya da “in Liquidation”) gelir ve bu ek, o andan itibaren bütün yazışmalarda ve faturalarda kullanılmak zorundadır. Yöneticiler kural olarak tasfiye memuru sıfatını kazanır; ortaklar isterse başka bir kişiyi görevlendirebilir. Sürecin bu yönü için “Zustimmung süreci çalışma vizesinde Ne Anlama Gelir, Ne Kadar Sürer?” başlıklı yazımızda ayrıntılı bir çerçeve sunduk.
İkinci adım alacaklılara çağrıdır. Tasfiye memuru, şirketin alacaklılarını federal resmî ilan gazetesinde (Bundesanzeiger) alacaklarını bildirmeye çağırır. Bu ilanın yayımlandığı tarihten itibaren bir yıllık bekleme süresi işlemeye başlar. Bekleme süresi, kalan malvarlığının ortaklara dağıtılmasının önündeki engeldir; bu süre dolmadan yapılan dağıtımlarda tasfiye memuru, alacaklılara karşı kişisel olarak sorumlu olur. Sürenin kısaltılması ya da bu adımın atlanması mümkün değildir. Konuyla doğrudan bağlantılı olarak “Hemşirelik diploma denkliği süreci ne kadar sürer?” başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz.
Bekleme süresi boyunca tasfiye memuru işleri tamamlar: sözleşmeleri sona erdirir, alacakları tahsil eder, borçları öder, malvarlığını paraya çevirir. Süre dolduğunda son bilanço hazırlanır, kalan varlık ortaklara dağıtılır ve tasfiyenin tamamlandığı sicile bildirilerek şirket silinir. Bütün adımlar sorunsuz ilerlese bile fesih kararından silinmeye kadar geçen süre uygulamada on sekiz ile yirmi dört ay arasında değişir; vergi dairesiyle yaşanan bir uyuşmazlık bu süreyi kolayca uzatır.
Süreci Asıl Uzatan Şey Nedir?
Bekleme süresi sabittir; süreyi uzatan şey vergi tarafıdır. Vergi dairesi, tasfiye dönemi için ayrı bir dönem beyanı ister ve şirketin silinmesine çoğu zaman ancak bütün dönemlerin incelemesi kapandıktan sonra sessiz kalarak izin verir. Geçmiş yıllara ait eksik beyan, KDV uyuşmazlığı ya da yapılmamış bir bildirim varsa, dosya bekleme süresi dolduktan aylar sonra bile açık kalır.
İkinci uzatıcı, kapatılamayan sözleşmelerdir. İşyeri kira sözleşmesi belirli süreliyse ve erken fesih hakkı yoksa, kira borcu sözleşme sonuna kadar devam eder ve tasfiye bitirilemez. Aynı şey leasing sözleşmeleri, uzun süreli tedarik anlaşmaları ve devam eden davalar için de geçerlidir. Bu nedenle kapatma kararı alınır alınmaz yapılacak ilk iş, bütün sürekli sözleşmelerin fesih ihbar sürelerinin bir tabloya çıkarılmasıdır.
Şirket Borca Batıksa Tasfiye Yolu Açık mıdır?
Hayır. Şirket ödemelerini durdurmuşsa ya da borca batık hâldeyse, yöneticinin kanunda öngörülen kısa süre içinde iflas başvurusu yapma yükümlülüğü doğar. Bu durumda olağan tasfiye yoluna gidilemez; gidilirse yönetici hem hukuki hem cezai sorumlulukla karşılaşır. Başvurunun geciktirilmesi, Alman uygulamasında en ağır sonuç doğuran yönetici kusurlarından biridir.
Borca batıklık ile geçici nakit sıkışıklığı arasındaki sınır her zaman açık değildir; bu nedenle şüpheye düşüldüğü anda mali müşavirden bir borca batıklık değerlendirmesi istenmesi gerekir. Ortakların şirkete koyduğu paranın sermaye mi yoksa ödünç mü sayılacağı, ortak kredilerinin geri ödenme sırası ve teminatların durumu bu değerlendirmenin parçasıdır. Bu adım atıldığında, sonradan “neden başvurmadın” sorusuna karşı belgeli bir cevap da oluşmuş olur.
Çalışanlar ve Sosyal Güvenlik Ne Olur?
İşyerinin tamamen kapanması geçerli bir fesih sebebidir; ancak fesih, kanunun öngördüğü ihbar sürelerine ve varsa işletme kuruluyla yürütülmesi gereken usule uyularak yapılmalıdır. Belirli bir büyüklüğün üzerindeki işletmelerde kapanma, çalışan temsilciliğiyle görüşme ve sosyal plan yükümlülüğü doğurabilir. İhbar süresine uyulmadan yapılan fesihler, işe iade davalarıyla geri döner ve tasfiyeyi kilitler.
Sosyal güvenlik ve vergi tarafında ise işveren kayıtlarının kapatılması, son bordroların düzenlenmesi ve çalışan belgelerinin teslim edilmesi gerekir. Bu belgeler çalışanların işsizlik ödeneği başvurusu için zorunludur ve gecikmesi hem çalışanı mağdur eder hem de işveren aleyhine talep doğurur. Meslek kuruluşu (Berufsgenossenschaft) ve ticaret odası kayıtlarının kapatılması da ayrıca yapılmalıdır; bu kayıtlar kapatılmadığı sürece aidat tahakkuku devam eder.
Kalan Malvarlığı Türkiye’ye Nasıl Aktarılır?
Bekleme süresi dolduktan sonra kalan varlık ortaklara payları oranında dağıtılır. Türkiye’de yaşayan ya da Türk vatandaşı olan ortaklar bakımından bu dağıtım, vergi anlaşması çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir gelirdir. Dağıtımın hangi ülkede ve hangi usulde vergilendirileceği, ortağın mukimliğine ve pay oranına göre değişir; bu nedenle dağıtım yapılmadan önce iki taraflı bir hesaplama yapılması yerinde olur.
Transferin kendisi bankacılık tarafında da hazırlık ister. Yüksek tutarlı havalelerde bankalar paranın kaynağını gösteren belgeleri talep eder; tasfiye kararı, son bilanço ve dağıtım kararı bu belgeleri oluşturur. Bu belgeler hazırlanmadan yapılan transferler askıya alınabilir. Türkiye’de bir şube ya da irtibat bürosu varsa onun kapanış işlemleri de ayrıca yürütülmelidir; Alman şirketinin silinmesi Türk kaydını kendiliğinden kapatmaz.
Şirket Silindikten Sonra Sorumluluk Biter mi?
Silinme, sorumluluğu her yönüyle sona erdirmez. Sonradan bir malvarlığı ortaya çıkarsa ya da tamamlanmamış bir işlem kalırsa, mahkeme kararıyla ek tasfiye açılabilir ve şirket bu iş bakımından yeniden ehliyet kazanır. Aynı şekilde silinmiş şirkete karşı ileri sürülecek bir talep varsa, alacaklı bu yolu isteyebilir. Bu ihtimal, tasfiyenin eksiksiz yürütülmesini ayrıca önemli kılar.
Yönetici ve tasfiye memuru bakımından ise ticari defterlerin kanunun öngördüğü süre boyunca saklanması zorunluluğu devam eder. Defterlerin nerede saklanacağı sicile bildirilir. Saklama yükümlülüğüne uyulmaması, sonradan açılan bir vergi incelemesinde ispat yükünü doğrudan yöneticiye çevirir. Bu nedenle kapanış dosyası, silinmeden sonra da erişilebilir bir yerde ve düzenli biçimde tutulmalıdır.
Randevu ve İletişim
Parlar Partner Avukatlık Bürosu olarak Gelsenkirchen merkezli, Essen, Oberhausen, Bochum ve tüm Ruhr bölgesinde yaşayan Türklere Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunuyoruz.
Telefon: +49 209 38476770
WhatsApp: +49 162 794 23 66
Sık sorulan sorular
Almanya’da GmbH kapatmak en az ne kadar sürer?
Alacaklılara yapılan ilandan itibaren bir yıllık bekleme süresi zorunludur. Fesih kararından sicilden silinmeye kadar geçen süre uygulamada on sekiz ile yirmi dört ay arasındadır.
Bekleme süresi dolmadan ortaklara para dağıtılabilir mi?
Hayır. Bu süre dolmadan yapılan dağıtımda tasfiye memuru alacaklılara karşı kişisel olarak sorumlu olur.
Şirket borca batıksa yine tasfiye yapılabilir mi?
Hayır. Ödeme güçlüğü ya da borca batıklık hâlinde yöneticinin kısa süre içinde iflas başvurusu yapma yükümlülüğü doğar; olağan tasfiye yoluna gidilemez.
Şirket silindikten sonra yeniden işlem yapılabilir mi?
Sonradan malvarlığı ya da tamamlanmamış bir işlem ortaya çıkarsa mahkeme kararıyla ek tasfiye açılabilir; şirket o iş bakımından yeniden ehliyet kazanır.
Şirketler Hukukuyla İlgili Diğer Makaleler
Recent Posts
- Almanya’da Evden Çıkarken Boya Badana Yapmak Zorunda mıyım?
- Almanya’da İş Sözleşmesindeki Hak Düşürücü Süre Geçerli midir?
- Almanya’da Bakım Parası Ne Zaman Başlar ve Geriye Dönük Ödenir mi?
- Almanya’da Evdeki Kusur İçin Kira İndirimi Nasıl Yapılır?
- Almanya’da Geçmiş Yıllardan Kalan Yıllık İzin Hâlâ İstenebilir mi?
Recent Comments
Archives
Categories
- Aile Hukuku
- Almanya Miras Hukuku
- Bilişim Hukuku
- Ceza Hukuku
- Deniz Ticaret Hukuku
- Enerji Hukuku
- Fikri Mülkiyet Hukuku
- Gayrimenkul Hukuku
- Hukuki Tercüme
- İcra Hukuku
- İdare Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İş Hukuku
- Kıymetli Evrak Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Sözleşmeler Hukuku
- Tazminat Hukuku
- Ticaret Hukuku
- Uluslararası Hukuk
- Uncategorized
- Vatandaşlık Hukuku
- Vergi Hukuku
- Vize ve Oturum Hukuku
- Yurtdışı Emeklilik

