Almanya’da Yaşıyorum, Türkiye’de Bir Şirketin Yönetim Kurulu Üyesiyim, Şirket Aleyhine Açılan Bir Davada Almanya’daki Adresime Tebligat İngilizce Yapıldı, Bu Tebligat Geçerli Sayılır mı?

Almanya’da yaşıyorsunuz ve Türkiye’de yönetim kurulu üyesi olduğunuz bir şirket aleyhine bir dava açıldı; Türk mahkemesi, sizin de taraf sıfatıyla yer aldığınız dava evraklarını Almanya’daki adresinize gönderdi, ancak tebligat belgesi Türkçe değil doğrudan İngilizce düzenlenmişti ve siz İngilizceyi yeterince anlamadığınız için içeriği tam kavrayamadınız. “Bu tebligat geçerli sayılır mı?” sorusu, yurt dışında yaşayıp Türkiye’deki davalarla muhatap olan pek çok kişinin merak ettiği teknik ama önemli bir konudur.

Uluslararası Tebligatta Dil Şartı Önemlidir

Almanya ve Türkiye, her ikisi de 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi’ne (Haager Zustellungsübereinkommen) taraftır; bu sözleşmeye göre, yurt dışına gönderilen tebligat evrakının, alıcının anlayacağı bir dilde (genellikle tebligatın yapıldığı ülkenin resmi dili olan Almanca) veya en azından Almanca bir çevirisiyle birlikte sunulması esastır. Tebligat, alıcının dilini bilmediği ve çeviri de eklenmemiş bir dilde (örneğin sadece İngilizce) yapılmışsa, alıcı bu tebligatı kabul etmeyi reddedebilir ve bu ret durumunda tebligatın usulüne uygun yapılmadığı kabul edilir; bu da dava sürecinizde önemli bir usuli itiraz noktası oluşturabilir.

Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?

  • Tebligatı derhal reddetme hakkınızı kullanın: Tebligat size ulaştığında, dilini anlamadığınızı belirterek, Lahey Sözleşmesi’nin ilgili maddesi (Madde 5/2) çerçevesinde kabulü reddetme hakkınızı kullanabilirsiniz.
  • Ret gerekçenizi belgeleyin: Tebligatı hangi tarihte, hangi dilde aldığınızı ve reddettiğinizi gösteren yazılı bir kayıt oluşturun.
  • Türk mahkemesine ve avukatınıza bildirin: Durumu, Türkiye’deki dava dosyanızı takip eden bir avukat aracılığıyla mahkemeye bildirerek, usulüne uygun (Türkçe veya Almanca çevirili) yeni bir tebligat yapılmasını talep edin.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız

Almanya ve Türkiye arasında yaşanan uluslararası tebligat usulleri, Lahey Tebligat Sözleşmesi ve Türkiye-Almanya arası dava süreçleri uyuşmazlıkları meselelerinde, iki ülkenin hukuk sistemini de bilen bir ekiple çalışmak sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Yaşadığınız sorunu bize anlatın, birlikte en doğru adımı belirleyelim.

Tebligatı Reddetmezsem Ne Olur?

Tebligatı fiilen teslim alır ve süresi içinde bir itirazda bulunmazsanız, mahkeme tebligatın usulüne uygun yapıldığını varsayarak sürece devam edebilir; bu nedenle dil sorununu fark eder etmez, gecikmeden itirazınızı kayıt altına almanız büyük önem taşır.

Almanca Çeviri Eklenmiş Olsaydı Durum Değişir miydi?

Tebligata anlayacağınız dilde (Almanca) bir çeviri eklenmiş olsaydı, tebligat usulüne uygun kabul edilir ve ret hakkınız bulunmazdı; bu nedenle asıl belirleyici unsur, tebligatın orijinal dili değil, size anlayacağınız bir dilde ulaşıp ulaşmadığıdır.

Şimdi Yapmanız Gerekenler

  1. Tebligatı anlamadığınız dilde olduğu gerekçesiyle reddetme hakkınızı kullanın.
  2. Ret durumunuzu yazılı olarak belgeleyin.
  3. Bir uluslararası hukuk avukatıyla Türkiye’deki dava sürecinizi takip edin.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment