Türkiye’de Kayıtlı Bir Şirketle Almanya Merkezli Bir Şirket Arasında İmzalanan Sözleşmede Hiçbir Hukuk Seçimi Yapılmamış, Hangi Ülke Mahkemeleri Yetkili Olur, Uygulanacak Hukuk Nasıl Belirlenir?

Almanya’da yaşayan bir işletme sahibisiniz; Türkiye’de kayıtlı bir şirketle iş ilişkiniz kapsamında bir sözleşme imzaladınız, ancak sözleşmede hangi ülke hukukunun uygulanacağına veya hangi mahkemenin yetkili olacağına dair hiçbir madde bulunmuyor. Şimdi taraflar arasında bir uyuşmazlık çıktı ve nereye başvuracağınızı bilmiyorsunuz. “Hangi ülke mahkemeleri yetkili olur, uygulanacak hukuk nasıl belirlenir?” sorusu, taraflar arası sözleşmelerde hukuk seçimi ihmal edilen pek çok işletmenin karşılaştığı karmaşık bir uluslararası hukuk sorunudur.

Hukuk Seçimi Yoksa Nesnel Bağlantı Kuralları Devreye Girer

Sözleşmede açık bir hukuk seçimi yapılmadığında, AB üyesi Almanya açısından Roma I Tüzüğü (Rom I-Verordnung) devreye girer; bu tüzüğe göre, karakteristik edimi ifa eden tarafın (genellikle mal veya hizmeti sağlayan taraf) mutat meskeninin/merkezinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Yetkili mahkeme konusunda ise, taraflar arasında bir yetki sözleşmesi (Gerichtsstandsvereinbarung) yoksa, genel kural olarak davalının yerleşim yerinin bulunduğu ülke mahkemeleri yetkili kabul edilir; ancak Türkiye AB üyesi olmadığından, Almanya ile Türkiye arasındaki mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda AB tüzükleri değil, iki taraflı anlaşmalar ve Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri de ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu Durumda Hangi Adımları Atmalısınız?

  • Karakteristik edimi belirleyin: Sözleşmede hangi tarafın asıl mal/hizmeti sağladığını netleştirerek, muhtemel uygulanacak hukuku ön görün.
  • Davalının yerleşim yerini tespit edin: Karşı tarafın merkezinin bulunduğu ülkeyi esas alarak olası yetkili mahkemeyi belirleyin.
  • Kararın icra edilebilirliğini araştırın: Alacağınız bir mahkeme kararının, karşı tarafın mal varlığının bulunduğu ülkede (Türkiye veya Almanya) icra edilip edilemeyeceğini önceden araştırın.

Parlar Partner Avukatlık Bürosu Olarak Yanınızdayız

Almanya ve Türkiye arasında yaşanan uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme tespiti ve sınır ötesi icra süreçleri uyuşmazlıkları meselelerinde, iki ülkenin hukuk sistemini de bilen bir ekiple çalışmak sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Gelsenkirchen merkezli büromuz; Essen, Oberhausen, Bochum, Recklinghausen, Herne, Herten, Gladbeck, Bottrop, Hattingen, Marl ve Castrop-Rauxel başta olmak üzere bölgede yaşayan vatandaşlarımıza Türkçe ve Almanca dillerinde hukuki destek sunmaktadır. Yaşadığınız sorunu bize anlatın, birlikte en doğru adımı belirleyelim.

Gelecekteki Sözleşmelerimde Bu Sorunu Nasıl Önlerim?

Bu belirsizlikten kaçınmanın en etkili yolu, her yeni sözleşmenize açık bir hukuk seçimi (Rechtswahlklausel) ve yetkili mahkeme veya tahkim (Schiedsklausel) maddesi eklemektir; özellikle Türkiye-Almanya gibi sınır ötesi ticari ilişkilerde, tahkim şartı genellikle her iki tarafın kararların tanınması konusundaki belirsizliği azaltması açısından tercih edilir.

Tahkim Şartı Daha mı Avantajlıdır?

Türkiye ve Almanya’nın her ikisi de New York Konvansiyonu’na taraf olduğundan, bir tahkim kararının her iki ülkede de tanınması ve icrası, bir mahkeme kararına kıyasla genellikle daha öngörülebilir ve hızlı işler; bu nedenle sınır ötesi ticari sözleşmelerde tahkim şartı eklemek stratejik bir avantaj sağlayabilir.

Şimdi Yapmanız Gerekenler

  1. Karakteristik edim ve davalının yerleşim yerini belirleyin.
  2. Olası kararın icra edilebilirliğini araştırın.
  3. Bir uluslararası hukuk avukatıyla hem mevcut uyuşmazlığı hem de gelecekteki sözleşmelerinizi planlayın.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment