Aile Hukuku09/08/2026
Almanya’da Ortak Velayet mi, Tek Başına Velayet mi? Sorgerecht Türleri ve Süreç

Almanya’da boşanma sürecinden geçen Türk ebeveynlerin en çok merak ettiği konulardan biri, çocuğun velayetinin (Sorgerecht) nasıl düzenleneceğidir. Alman aile hukukunda velayet, otomatik olarak tek bir ebeveyne verilmez; kanunun temel yaklaşımı, boşanmadan sonra da ortak velayetin (gemeinsames Sorgerecht) devam etmesidir. Ancak her ailenin durumu farklıdır ve bazı hallerde tek başına velayet (alleiniges Sorgerecht) gündeme gelebilir.

Ortak Velayet Ne Anlama Gelir?

Ortak velayette, çocuğun hayatını önemli ölçüde etkileyen kararlar (eğitim, sağlık, ikamet yeri, din eğitimi gibi) her iki ebeveynin ortak onayıyla alınır. Boşanma tek başına ortak velayeti sona erdirmez; çiftler evlilik sırasında ortak velayete sahipse, boşanmadan sonra da aksi yönde bir mahkeme kararı olmadıkça bu durum devam eder. Günlük hayata ilişkin küçük kararlar (yemek, kıyafet, günlük program) ise çocuğun fiilen yanında yaşadığı ebeveyn tarafından tek başına verilebilir.

Ortak Velayetin Avantajları

  • Her iki ebeveyn de çocuğun eğitimi ve sağlığıyla ilgili süreçlere dahil olur
  • Çocuğun her iki ebeveynle de güçlü bağ kurması teşvik edilir
  • Tek taraflı, ani kararların önüne geçilir

Tek Başına Velayet Ne Zaman Gündeme Gelir?

Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 1671. maddesi uyarınca, ebeveynlerden biri tek başına velayet talebinde bulunabilir. Mahkeme bu talebi, ortak velayetin çocuğun menfaatine aykırı olacağı somut biçimde ortaya konduğunda kabul eder. Bu durumlar arasında şunlar sayılabilir:

  1. Ebeveynler arasında iletişimin tamamen kopmuş olması ve ortak karar almanın fiilen imkânsız hale gelmesi
  2. Aile içi şiddet, istismar veya ihmal iddialarının somut delillerle desteklenmesi
  3. Bir ebeveynin alkol, madde bağımlılığı veya ağır ruhsal rahatsızlık nedeniyle karar alma yetisinin sınırlı olması
  4. Bir ebeveynin çocuğu yurt dışına, örneğin Türkiye’ye, kalıcı olarak götürmek istemesi ve diğer ebeveynin buna karşı çıkması

Gençlik Dairesi’nin (Jugendamt) Rolü

Velayet uyuşmazlıklarında Jugendamt, mahkemeye görüş bildiren önemli bir kurumdur. Sosyal çalışanlar, aileyle görüşme yapar, gerekirse çocuğun yaşadığı ortamı ziyaret eder ve çocuğun üstün yararına ilişkin bir rapor hazırlar. Türk aileler için burada dikkat edilmesi gereken nokta, Jugendamt görüşmelerine hazırlıklı gidilmesi ve kültürel farklılıkların yanlış yorumlanmasını önlemek adına gerekirse tercüman talep edilmesidir.

Çocuğun Görüşü Ne Zaman Dikkate Alınır?

Almanya’da genellikle 14 yaşını doldurmuş çocukların velayet konusundaki görüşleri mahkemece dikkate alınır; ancak daha küçük yaştaki çocukların da olgunluk düzeyine göre dinlenmesi mümkündür. Mahkeme, çocuğun kiminle yaşamak istediğini doğrudan sorabileceği gibi, bir psikolog aracılığıyla da görüşünü alabilir.

Ortak Velayette Yaşanan Pratik Sorunlar

Türk-Alman ailelerde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, ortak velayet devam ederken çocuğun tatil için Türkiye’ye götürülmesi konusunda anlaşmazlık yaşanmasıdır. Bu tür durumlarda:

  • Seyahat planları önceden yazılı olarak diğer ebeveynle paylaşılmalı
  • Anlaşmazlık halinde Familiengericht’ten (Aile Mahkemesi) acil karar talep edilebilir
  • Sürekli anlaşmazlık yaşanıyorsa, seyahat kararları için tek başına yetki talep edilebilir

Velayet Kararı Değiştirilebilir mi?

Velayet kararları kesin hüküm niteliğinde değildir; koşullar önemli ölçüde değiştiğinde (örneğin bir ebeveynin taşınması, sağlık durumunun değişmesi) mahkemeden yeniden değerlendirme talep edilebilir. Ancak bu tür değişiklik taleplerinin de çocuğun istikrarını bozmayacak şekilde, güçlü gerekçelerle desteklenmesi gerekir.

Velayet uyuşmazlıkları, çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen hassas konulardır. Parlar Partner Avukatlık Bürosu olarak, Türk-Alman ailelere velayet süreçlerinde hem hukuki hem de Jugendamt nezdinde stratejik destek sağlıyoruz.


Parlar Partner Avukatlık Bürosu kurucu ortağı

Post your Comment